Sahte İlaç Baskını Düzenlenen Evden Hakim Çıktı! Emniyette ‘Sehven’ Gerilimi!

Gazeteci Barış Terkoğlu, Ankara’da sahte ilaç operasyonu hedeflerinden biri olan Necati Zaman’a düzenlenen operasyonun yanlış adreste gerçekleştirildiği bilgisini köşesine taşıdı. Terkoğlu, baskın yapılan evin kadın hâkim Ş.G.K. ve devletin kritik bir kurumunda çalışan eşi R.K.’ye ait olduğunu söyledi.

Kaynak: Cumhuriyet- Barış Terkoğlu

Gazeteci Barış Terkoğlu, sahte kanser ilaçları sebebiyle çocuk ölümlerine neden olan bir örgüte düzenlenen operasyonda yapılan bir adres karışıklığını köşesine taşıdı.

26 Aralık’ta düğmeye basılan operasyonu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyeti ile birlikte yürütmüş, operasyonda toplam beş ilde 37 kişi gözaltına alınmıştı. Baskınlarda piyasa değeri 4 milyon lira olan sahte ilaç ele geçirilirken, 20 kişi tutuklanmıştı.

Operasyonda krize neden olan kısım ise kasten öldürmeden nitelikli yağmaya, uyuşturucu ticaretinden tehdide kadar birçok suç kaydı bulunan Necati Zaman’a düzenlenmek istenen operasyon sırasında yaşandı.

Gazeteci Barış Terkoğlu baskın günü ile ilgili şunları aktardı: “Ankara Emniyet Müdürlüğü ile irtibatla, Zaman’a operasyon yapılmaya çalışıldı. ‘Çalışıldı’ diyorum, çünkü operasyon günü, sabah 7.20’de özel harekât polislerinin baskın yaptığı ev Zaman’ın çıkmamıştı! Kimin mi çıktı? Polisler, kadın hâkim Ş.G.K. ve devletin kritik bir kurumunda çalışan eşi R.K. ile karşılaştı.

Durun, hemen aklınıza kötü bir şey gelmesin. Aslında yaşanan tam bir “sehven” vakasıydı. Gönderilen adreste “Birdal Sitesi Yolu Caddesi” yazarken Ankara’daki polisler “Birdal Sitesi”ne girmiş, operasyonu orada yapmıştı. Kısacası adresteki benzerlik nedeniyle polis yanlış eve girmişti.

Baskında bir de tutanaklara yansıyan tartışma yaşandı. Hâkim ve eşinin tutanağa düştüğü şerhi aktarayım: “İkamette bulunan şahısların kimliklerini ibraz etmelerine rağmen eve özel harekât unsurlarının girdiği…” Nitekim tutanakta polisler de eve girerek “kaba arama yapıldığı”nı kabul ediyordu.

Sıradan birinin evine girilse, muhtemelen karakolda günlerce “vallahi Zaman’ı tanımıyorum” diye derdini anlatmak zorunda kalacaktı. Ama bu kez “sehven” hikâyesi sert taşa çarpmıştı. Hâkim ve devletin kritik kurumunda çalışan eşi, meselenin peşini bırakmadı. Devreye önemli isimler girdi. Yıllardır duyduğumuz “sehven” vakalarının bu kez sorumlusu arandı.

Sehven soruşturması derinleşti. Uzun yazışmalar yapıldı. Olayın iç yüzü araştırıldı. Aslında Zaman’ın resmi adresi bambaşkaydı. Ancak resmi adresinden telefonu hiç sinyal vermiyordu. Bunun üzerine İstanbul polisi, Zaman’ın aboneliklerini araştırmış, bir tek internet abonesi olduğunu görmüştü. İnternet şirketinden adresini istedi. Burada Zaman’ın başvuruda beyan ettiği adres yazıyordu. Bilinçli mi saklanma yöntemi mi yoksa yanlışlık mı bilinmez, yazan adresteki sokak aslında olmayan bir sokaktı. Hâkimin ve eşinin oturduğu evin adresine çok benziyordu. Muhtemelen interneti bağlayanlar da Zaman’ı telefonla arayarak bulmuştu. İşin özeti buydu.

Soruşturmada Ankara Emniyeti İstanbul’u, İstanbul Emniyeti Ankara’yı suçladı. Ankara Emniyeti kendisine gelen adresin gerçekte olmadığını, olası en yakın adrese gittiğini söyledi. İstanbul Emniyeti ise Ankara’daki bir adres detayına vâkıf olamayacaklarını, Ankara Emniyeti’nin yeterince çalışma yapmadan baskın yaptığını, üstelik posta kutusunda farklı bir fatura görmek gibi detayları es geçerek eve girdiğini, girerken de yanına komşulardan tanık almamak gibi bir hata yaptığını ifade etti.

Operasyonu yapan polislerin WhatsApp yazışmalarına bakıldı. Sonradan yakalanan Zaman’a adresindeki tuhaflık soruldu.

Yorum yapın