İran’ın Askeri Gücü Ne Kadar? Global Firepower İran ile İsrail’in Askeri Gücünü Karşılaştırdı!

İran ile İsrail arasındaki gerilim ve 13 Nisan Cumartesi akşamı başlayan saldırılar, ‘Orta Doğu’da savaş mı başlıyor?’ sorusunu beraberinde getiriyor. Bölgede artan gerilim nedeniyle pek çok kişi, İran’ın askeri gücünü merak ediyor. İran ile İsrail’in askeri gücünün karşılaştırmasını yapan veri, Global Firepower anketinde yer alıyor. Peki, İran’ın askeri gücü mü daha fazla, yoksa İsrail’in mi? İran’ın nükleer silahı var mı? 

İşte, detaylar…

Kaynak: https://www.nytimes.com/2024/04/12/wo…

Orta Doğu’da Gerilimin Nedeni: İsrail ile İran Arasında Neler Oluyor?

İran ve İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışma ihtimali, tüm dünyanın gözünü İran’ın askeri gücüne çevirdi. Nisan ayının başında, İsrail, İran’ın Şam’daki diplomatik misyonuna düzenlediği bir saldırıda İran’ın 7 üst düzey komutanını ve askeri personelini öldürdü. İran, bu eyleme karşılık olarak misilleme yapacağını belirtti.

İsrailli yetkililer, İran’ın herhangi bir saldırısına karşı, karşı saldırı düzenleyeceklerini belirttiler. Bu açıklamalarla birlikte, İran’ın daha fazla misilleme yapacağı ve olayların, devam eden süreçte potansiyel olarak daha geniş bir bölgesel savaşa yol açabileceği öngörüldü.

Bu sırada, ABD Başkanı Biden, İran’ın bir saldırısı durumunda İsrail’e ‘sert’ destek verme sözü verdi.

13 Nisan Cumartesi akşamı İran’ın İsrail’e saldırı başlatmasından önce analistler ve akademisyenler olası çatışma süreçlerini yorumladı.

Analistlere göre, özellikle ABD ve İsrail, İran’ın karmaşık askeri yapısına karışmak istemedikleri için yıllardır İran’a doğrudan askeri saldırılardan kaçınıyorlar. Bunun yerine, İsrail ve İran, hava, deniz, kara ve siber saldırılar aracılığıyla uzun süreli bir gölge savaşı başlatmıştı. İsrail, İran’ın askeri ve nükleer tesislerini gizlice hedef alarak komutanlarını ve bilim insanlarını öldürdü.

Donanma Yüksek Lisans Okulu’nda ulusal güvenlik işleri doçenti ve İran ordusu uzmanı Afshon Ostovar, ‘İran’ın saldırıya uğramamasının bir sebebi var’ diyerek açıkladı: “İran’ın düşmanları İran’dan korkmuyor. İran’a karşı yapılacak herhangi bir savaşın çok ciddi bir savaş olduğunun bilincindeler.’

Peki, İran’ın Askeri Gücü Nedir?

İran, Orta Doğu’nun en büyük askeri güçlerinden biridir. İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, İran Devrim Muhafızları ve İran İslam Cumhuriyeti Ordusu olmak üzere iki ana bölüme ayrılmıştır. Bu iki kuvvetin yanı sıra, İran’ın ayrıca polis gücü, paramiliter gücü ve gönüllü milis gücü (Basij) gibi çeşitli güvenlik ve askeri teşkilatları da bulunmaktadır. İran’ın askeri gücü, büyük bir insan gücüne, geniş bir hava kuvvetlerine, kapsamlı bir balistik füze programına ve büyük bir tank ve zırhlı araç envanterine dayanmaktadır. 

İran, askeri teknoloji konusunda kendi kendine yeten bir ülke olmayı hedeflemekte ve bu doğrultuda yerli üretim silah ve ekipmanlar geliştirmektedir. Bu çabaların sonucunda, İran’ın elinde çeşitli menzillerde balistik füzeler, yerli üretim savaş uçakları ve hatta kendi tasarımı denizaltılar bulunmaktadır. Ancak, İran’ın askeri gücü sadece silah ve ekipmanları ile sınırlı değildir. İran, uzun yıllar süren çatışmalar ve savaşlar sayesinde deneyimli ve yetenekli bir askeri kadroya sahiptir. Ayrıca, İran’ın askeri doktrini, düşmanlarına karşı asimetrik savaş taktiklerini kullanmayı içerir.

The New York Times’ta yer alan haberde, İran’ın askeri yetenekleri şu şekilde ele alanıyor: 👇

Uluslararası bir enstitü tarafından gerçekleştirilen son yıllık değerlendirmeye göre, İran’ın silahlı kuvvetleri, geleneksel ordu ve İslam Devrim Muhafızları Birliği olmak üzere iki ana bölüme ayrılmış durumda. Bu kuvvetler, 580.000’den fazla aktif personel ve yaklaşık 200.000 eğitimli yedek personel ile Orta Doğu’nun en büyük askeri güçlerinden biri olarak kabul ediliyor.

İran’ın ordu ve Muhafızları, her biri ayrı ve aktif kara, hava ve deniz kuvvetlerine sahip. Muhafızlar, İran’ın sınır güvenliğini sağlama görevini üstlenirken, Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı, tüm askeri şubelerin koordinasyonunu sağlıyor ve genel stratejiyi belirliyor.

Muhafızlar, aynı zamanda, Orta Doğu genelinde etkin olan ve ‘direniş ekseni’ olarak adlandırılan vekil milisler ağına silah sağlama, eğitim verme ve destekleme görevlerini üstlenen elit bir birim olan Kudüs Gücü’nü de yönetiyor. Bu milisler arasında Lübnan’daki Hizbullah, Yemen’deki Husiler, Suriye ve Irak’taki çeşitli milis grupları ve Gazze’deki Hamas ve Filistin İslami Cihad bulunuyor.

İran’ın bu devlet dışı aktörlere sağladığı destek ve sistemlerin ölçeği ve türü, insansız hava araçları, balistik füzeler ve seyir füzeleri konusunda benzersiz bir durum oluşturuyor. İranlı uzman Fabian Hinz, bu durumu ‘gerçekten eşi benzeri görülmemiş’ şeklinde nitelendiriyor.

İran ile İsrail’in askeri gücünün karşılaştırması: Global Firepower tarafından hazırlanan ‘Küresel Ateş Gücü’ sıralamasına göre İran 14. sırada, İsrail ise 17. sırada!

Global Firepower, dünya genelinde 145 ülkenin geleneksel askeri gücünü kıyaslayan bir derecelendirme sistemidir. Bu sistem, 2024 yılı için yapılan değerlendirmelerde İsrail’in dünya genelindeki askeri güç sıralamasında 17. olduğunu, İran’ın ise 14. sırada yer aldığını belirtiyor. 

Bu durum, her iki ülkenin askeri kabiliyetlerinin ve potansiyellerinin bir göstergesi olabilir. İsrail ve İran’ın bu sıralamadaki yerleri, bölgesel ve küresel güç dengeleri açısından önemli ipuçları veriyor. İsrail’in 17. sırada yer alması, ülkenin askeri teknolojideki ilerlemesini ve savunma stratejilerini gösterirken, İran’ın 14. sırada olması, ülkenin askeri kapasitesini ve bölgesel etkisini yansıtıyor.

İran ile İsrail’in askeri gücünü Global Firepower’ın dünya genelindeki rakip ülkelerin askeri güçleri karşılaştırdığı ankete göre ele almak gerekirse; İsrail 0,2596 puan ile İran’ın 0,2269 puanı ile listede yer alıyor.

Global Firepower, 2006 yılından bu yana 145 farklı ülkenin askeri güçlerini karşılaştıran bir sıralama yayınlıyor. Bu sıralama, her ülkenin karada, denizde ve havada uyguladığı geleneksel savaş tekniklerini 60’tan fazla faktör dikkate alarak değerlendirir. İdeal bir puanın 0,0 olduğu bu derecelendirmede, ülkelerin askeri kapasiteleri ve stratejileri detaylı bir şekilde incelenir.

Son yapılan değerlendirmeye göre, İsrail 0,2596 puan ile İran’ın 0,2269 puanını geride bıraktı. İsrail’in İran’a karşı elde ettiği bu üstünlüğün temel sebepleri arasında coğrafi konumu, askeri rezervlerinin büyüklüğü (İran’dan 115.000 daha fazla personel), savunma bütçesinin büyüklüğü (İran’dan 14 milyar dolar daha fazla) ve hava gücünün kapasitesi (İran’dan 61 uçak daha fazla) gösteriliyor.

Peki, İran’ın Nükleer Silahı Var mı?

İran’ın nükleer silah kapasitesine sahip olup olmadığı, uluslararası toplumun en çok merak ettiği konuların başında gelmektedir. İran, nükleer enerji programını sivil amaçlarla yürüttüğünü, yani enerji üretimi ve tıbbi araştırmalar için kullandığını iddia ederken; Amerika, İsrail ve birçok Avrupa ülkesi İran’ın nükleer silah üretme kapasitesine ulaşmaya çalıştığından şüphelenmektedir.

Bu konudaki belirsizlikler, İran’ın nükleer programının doğası ve amaçları hakkında sürekli tartışmalara yol açmaktadır. İran, nükleer silahların üretimini yasaklayan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın (NPT) bir üyesidir. Ancak, IAEA ve diğer uluslararası gözlemciler, İran’ın nükleer programının tamamen sivil amaçlı olduğuna dair kesin bir kanıt sunamamıştır.

Konuya ilişkin geçtiğimiz yıl Mayıs ayında, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant tarafından yapılan açıklamada; İran’ın 5 nükleer bomba yapmaya yetecek kadar uranyum biriktirdiğini belirtilmişti. Fakat, İran’ın henüz nükleer silahlar için gerekli olan yüzde 90 saflıkta uranyum zenginleştirdiği düşünülmüyordu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir